
ALTINCI KISIM ULUSLARARASI İLİŞKİLER - DIŞ POLİTİKA-21
ULUSLARARASI İLİŞKİLER - DIŞ POLİTİKA
İlkeler
Madde 78-Uluslararası ilişkiler bir güç ve rekabet mücadelesidir. Bu mücadelede ulusları (milletleri) devletleri temsil ederler. Devletlerarası ilişkilerin türü ve niteliği ne olursa olsun uluslararası mücadeleyi kapsar. Bu mücadelenin en önemli araçları Diplomasi (Dış Politika) - Ticaret - İktisadi İlişkiler - Kültürel İlişkiler - Örtülü ve Gizli Faaliyetler - Psikolojik Harekât (Kamu Diplomasisi) ve Savaş’tır.
Partimizin Uluslararası İlişkiler de temsil ilkesi cumhuriyetimizin varoluş nedeni olan Türk Milletinin varlığının korunup, geliştirilmesi, davasının, özülküsünün, çıkar ve hedeflerinin gerçekleştirilmesi, sonsuza kadar devamının sağlanmasıdır.
Partimiz açıklanan ilke doğrultusunda barışı, güvenliği esas alan bir Dış Politika’yı esas almaktadır. Tam bağımsız, özgür, egemen, saygın ve onurlu bir Türkiye’nin, çevresinde, bölgesinde, dünyada güçlü bir barış ve güvenlik unsuru olması, dostluğu, adaleti, insan hak ve özgürlüklerine bağlılığı, içeride tam bir istikrara, huzura ve refaha kavuşması, onu bütün güçler, birlikler ve devletler için vazgeçilmez bir konum ve duruma getirecektir. Türkiye’nin açıklanan durumu tüm insanlığın çıkarınadır. Tüm dünyanın güvencesidir.
Uluslararası ortamda, belirlenen kurallar içerisinde, etkin bir diplomasi Partimizin, Dış Politika hedeflerinin başında gelir. Milletimizi ağır yükümlülüklere sokmayan, geleceğini herhangi bir risk ve tehdit altına almayan, gelişmesini engellemeyen, milli güç unsurlarını tehdit etmeyen her türlü ilişkilerin, sağlıklı, güvenli, istikrarlı işbirliğinin esası sayılmalıdır. Partimiz, bu yaklaşımla çok yönlü, çok alanlı, hemen hemen bütün devletler ile en iyi dostluk, iktisadi ve ticari ilişkilerin yapılmasını öngörür. Dış politikasını bu esaslara göre düzenler ve uygular.
Hedefler ve Politikalar
Madde 79-Partimizin Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika ile ilgili hedefleri ve politikaları şunlardır:
a-Halkımıza, AB ne girmenin imkansız olduğu, bunun, AB nin Türkiye’yi kendine tek taraflı bağlamak için yürüttüğü bilinçli bir tuzak olduğu anlatılacaktır. AB üyelik talebi iptal edilecektir. Çünkü :
1) AB nin Türkiye’yi üye olarak alması, nüfusa oranlı yönetim erki vermeye göre yapılandırılmış AB yönetim mekanizmalarında Türkiye’nin söz sahibi olması demektir. AB, mevcut durumu itibarıyla kendini bile yönetemeyen bir ülkeye AB ni yönettirmez.
2) Türkiye’yi üye olarak alması durumunda, milyarlarca Euro’luk karşılıksız yardım yapmak zorundadır. Temel amacın ekonomik olduğu bir ortamda AB Türkiye’ye bu hibeyi yapmaz. Kaldı ki Gümrük Birliği Anlaşması’na göre yapmak zorunda olduklarını bile yapmamıştır.
3)Gümrük Birliği, bir ülkenin AB ne girmesinden sonra, AB ye vermek zorunda olduğu bir ödündür. Pazarlarını rekabet edemeyeceği ülkelerin şirketlerine açmak demektir. AB bu ödünü zaten almıştır. Dolayısıyla Türkiye’yi içine almasını gerektirecek durum ortadan kalkmıştır. Ödülü zaten almıştır, bunun için ödün vermesine gerek kalmamıştır.
4)AB nin, Türkiye’nin eğitimsiz ve işsiz nüfusuna, serbest dolaşım hakkı vermesi mümkün değildir.
5) AB nin, bin yıldır mücadele ettiği ve yetiştirdiği her çocuğuna nefretini aşıladığı Türk Milletini toplumsal ve kültürel olarak hazmetmesi mümkün değildir. Kaldı ki Avrupalılığın doğmasına sebep olan en önemli tarihsel etken Türk karşıtlığıdır. Böyle bir durumda AB nin Türkiye’yi içine alması toplumsal bir travma yaratacaktır.
- İçinde Kıbrıs ve Yunanistan’ın da bulunduğu irili ufaklı onlarca ülkenin, binlerce maddelik tarama sürecini Türkiye ile müzakere edip, bir de referandum şartı ekleyerek AB ye kabul etmesi matematik olarak mümkün değildir.
7) AB, Türkiye’yi kabul edecek olsa idi, zaten Kıbrıs, oniki mil, kıta sahanlığı gibi gerilimleri ortaya çıkartmazdı. Çünkü, Türkiye AB ye üye olduktan sonra, bu toprakların hepsi zaten AB nin içinde kalacaktır.
8)AB, ezelden beri güvenlik çemberi politikasını güderken, Türkiye’yi içine alarak Suriye, İran ve Irak ile sınır komşusu olmayı asla tercih etmeyecektir.
b-Türkiye’de AB den yana olan kesimler şunlardır :
Ermeni soykırımını savunanlar. Kürt bölücülüğünü savunanlar, Kıbrıs’ın verilmesini sakıncalı bulmayanlar, Ekümenik Patrikhane’yi savunanlar, %65 i yabancıların elinde bulunan borsanın ve piyasanın aktörleri. Bunların hiçbiri Türkiye’nin çıkarlarını koruyan kesimler değildir, aksi geçerlidir. Türkiye’de ilk defa, Türkiye’nin çıkarını savunmayanlarla aynı cephede bulunan bir devlet yönetimi vardır.B çelişki ortadan kaldırılacaktır.
c-Aynı şekilde ABD nin Türkiye ile ilgili gerçek hedefleri, Büyük Ortadoğu Projesi. Ilımlı İslâm Projesi. Stratejik Ortak Kavramı’nın arkasında yatan ana sebepler halka anlatılacaktır.
ç- Batı’nın Ermenistan, Kürdistan, Kıbrıs, Ege (12 mil ve kıta sahanlığı), Ortodoks’luk emelleri (ruhban okulu, patrikhane ekümenikliği, inanç turizmi) Yerel Yönetimler Yasası gibi diğer AB ve ABD politikalarına karşı etkin ve akılcı dış politika başlatılacaktır. Yabancıların toprak ve mülk edinme hakkı iptal edilecektir.
d-Soykırım iddialarına karşı Doğu toplumlarının da tam desteği alınarak karşı atağa geçilecektir. Soykırım iddiasında bulunan toplumların tarihlerindeki kendi soykırımları uluslararası topluma şikayet edilecektir.
e-Kuzey Kıbrıs’ın bir karış toprağı pazarlık konusu bile edilemez. Kıbrıs’ın stratejik, jeopolitik, askeri vs. önemlerinin hepsinin üstünde, bir Türk Devleti olması itibariyle “asla satılamayacağı” gerçeği bulunmaktadır. Kıbrıs’ın kaderi Türkiye’nin kaderidir. Türkiye bu hatayı yaparsa, tarihten silinmeyi kabul etmiş demektir.
f-ABD, İsrail-Suriye-Irak-İran-Türkiye-Gürcistan-Afganistan zinciri ile hem AB yi hem Çin ve Rusya’yı çevrelemek istemektedir. Türkiye bölgesel güç olamaz ise kendi kaderini tayin edemez, büyük devletlerin piyonu ve taşeronu olmaktan öteye gidemez.
g-Türkiye bölgesel işbirlikleri ile sınır ötesi güvenlik çemberleri ve ekonomik pazar ortaklıkları oluşturmak, mevcutlarda kilit rol oynamak zorundadır. Bunlar Ortaasya (Şangay Beşlisi), Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Karadeniz, Akdeniz ve İslam birlikleridir.
ğ-Oluşmakta olan Avrasya Birliği’ne girilmekte geç kalınmıştır. Bir an önce bu harekete dahil olunmalı ve merkezinde kilit rol oynanmalıdır. Rusya, Çin, Hindistan, İran, Kazakistan, Türkmenistan, Kıbrıs, Azerbaycan, Gürcistan, Suriye, Pakistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Moğolistan ile her konuda işbirliği sağlanmalıdır.
h-Yakın komşular (İran, Suriye, Irak, Rusya, Gürcistan) ile yakın işbirliği kurulmak zorundadır. Bu hem ekonomik, hem siyasi, hem askeri hem de kültürel açıdan zorunluluktur. Böyle bir hareketin, ABD ve AB nin bölgedeki amaçlarını temelden sarsacağı unutulmamalı ve karşı önlemlere hazırlıklı olunmalıdır.
ı- Su kozu iyi kullanılacaktır. Su ve su ile ilgili endüstrilerde lider olmak üzere politikalar üretilecektir. Ortadoğu ile su karşılığı petrol politikası yürütülecektir.
i-Dışarıdan başta borç ve askeri yardım olmak üzere hiçbir yardım alınmayacaktır.
j-Türkiye, politikalarını Doğu ile Batı arasındaki kilit rolü oynamak üzerine kuracak,
bundan yararlanacaktır: Petrol, doğalgaz boru hatları, karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu kavşağı. Türkiye Ortadoğu, Ortaasya ve Kafkasya’nın kapısıdır ve İpek Yolu zenginliğini yeniden yaratmak mümkündür. Selçuklu ve Osmanlı han, kervan, ticaret, sanayi konusunda İpek Yolu’ndan yararlanarak kalkındıysa, çağdaş yöntemlerle aynı refahı günümüzde yaratmak mümkündür.
k-Batı’daki Türkiye karşıtı politika üreten düşünce kuruluşlarının ve üniversitelerin yakın takibe alınması istihbarat ile ilgili bir zorunluluktur.
l-Türkiye ve komşuları, PKK terörünü ve Doğu’daki Kürdistan sempatizanlığının kökünü kazımak için bölgeye yatırım, istihdam, altyapı ve eğitim götürmek zorundadır. Bunu yapmak, sınır komşusu ülkelerin işbirliği ile daha da kolaylaşacaktır.
m-Türkiye’nin şu ana kadar imza attığı ve taraf olduğu tüm anlaşmalar tekrar gözden geçirilecek, bağlılık yaratanlar su yüzeyine çıkartılacak, gerekli görülen anlaşmalar tek taraflı lağvedilecektir. Diplomatik bir savaş anlamına gelen bu konu Dışişlerinin öncelikli konusu olacaktır.
n-Uluslararası tahkimin bağımlılık yaratan şartları yeniden değerlendirilecek ve diplomatik çözümler üretilecektir.
o-Bilim, ARGE, yönetim, strateji, eğitim kuruluşları, üniversiteler ulusal birlik ve çıkarlar için dış politika projeleri üretecek şekilde yeniden yapılandırılacak, hedeflendirilecek ve devlet yönetimi ile eşgüdüm sağlanacaktır.
TEHDİTLE MÜCADELE
Madde 80-Partimizin Tehditle Mücadele konusundaki hedefleri ve politikaları şunlardır:
a-Türkiye’nin bilinen dış ve iç tehditlerine karşı ulusu korumak için çok güçlü orduya, güvenlik birimlerine, istihbarat teşkilâtına ve keskin adalet sistemine ihtiyaç vardır.
b-Batı emperyalizminin Türkiye üzerindeki menfi planlarının deşifre edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi için yaygın, donanımlı ve diğer güvenlik adalet birimleri ile sıkı ilişkilendirilmiş güçlü bir istihbarat sistemi kurulacaktır.
c-Yolsuzlukların tespiti, cezalandırılması ve caydırıcılığı şeffaflık ve yoğun denetim sistemleri ile sağlanacaktır. Yolsuzlukla savaş birimi kurulacak, özel ve radikal önlemler, MİT, emniyet, jandarma, asker, adalet birimleri katılımı ile yürütülecektir.
ç-Devletin denetim mekanizmaları kuvvetlendirilecek, yolsuzluk takibi, yargı ve ceza çok sistematikleştirilecek, hızlandırılacak ve keskinleştirilecektir. Rüşvet, mafya ilişkileri cezaları arttırılacaktır.
d-Kayıt dışı ekonomi, uyuşturucu ve kara para trafiğine karşı ordu, istihbarat ve adalet mekanizmaları ile destekli savaş açılacaktır.
e-Suçla mücadelede istihbarat ve polisin elini kolunu bağlayan uygulamalara son verilecek, insan hakları ve özgürlük sınırlarının tanımı güvenlik ile çelişmeyecek şekilde yeniden düzenlenecektir.
f-Terörle mücadelede, terör örgütünün finans ve insan kaynaklarının önü kesilecek şekilde yapılandırılacaktır. Devlet birimlerinin kesin ve yaygın disiplini, yöre insanlarının haklarına saygı gösterilerek yaygınlaştırılacaktır. Terörle beraber yaşayan yöre halkının kalkınması sağlanarak terörün bahaneleri ve kaynakları kurutulacaktır. Terörün övülmesi ve teşvik edilmesi yasaklanacak ve cezalandırılacaktır.
g-Emperyalist, irticacı, işbirlikçi ve etnik unsur ayrımcı unsurlar istihbarat, güvenlik ve adalet birimleri tarafından etkisiz hale getirilecektir. Kanunlar buna göre yapılandırılacaktır.
ğ-Sınır ötesi istihbarat çalışmaları ile stratejik ortak ülkeler ile yakınlaşma sağlanacaktır. Buralardaki Türkiye karşıtı kışkırtma ve propagandaların önüne geçilecektir.
h-Devletin içindeki yabancı unsurlar, görevliler, danışmanlar, ajanlar vs. deşifre edilecek, etkisiz hale getirilecek ve sınır dışı edilecektir.
I-Tarikat güdümündeki okul, dernek, vakıf, banka, yabancı istihbarat birimleri deşifre edilerek etkisiz hale getirilecek ve kapatılacaktır.
i-Tüm misyoner faaliyetleri tespit edilecek, yasaklanacak ve etkisiz hale getirilecektir.