Çanakkale Muharebesi
18 Mart 1915 Sabahı saat 10.30 da 12 İngiliz ve 4 Fransız büyük savaş gemisi Amiral Karden’in hastalığı nedeniyle yerine geçen Amiral Robeck komutası altında Boğaz’a doğru harekete geçtiler. Amaçları Kepez-Çanakkale tabyalarını ateş altında etkisiz kılmak Mesudiye ve Çimenlik önünde uzayan mayın tarlaları arasından 900 metreye kadar genişlikte bir yol açmak ve ilerledikçe tabyaları tahrip edip, geçiş yolunu uzatmak ve nihayet Marmara’ya çıkmakdı. Saat 14.00 e kadar gemilerin topçu atışları belirli bir üstünlük sağlayarak devam etti. Bütün tabyalar yoğun ateş altına alınmıştı. Türk tabyaları ise cephane tasarrufu nedeniyle atışlarını çok dikkatli ve düzenli bir şekilde yapmaya çalışıyorlardı. Top ve obüs bataryaları kıyıya veya mayın geçitlerine yaklaşan her hedefi vurmak için akla gelebilecek her tehlikeyi göze alıyorlardı.
Saat 14.00 e Fransız Zırhlısı Bouvet diğer Fransız zırhlısı ile birlikte nöbet değiştirmek için ateş hattından çekildiği bir anda, bir top güllesinin cephaneliğine isabetiyle bir iki dakika içinde battı. Tabyalar ateşlerini artırdı. Bu durum saat 16.00 a kadar devam etti. Düşman mayın tarama gemilerini ileriye sürdüyse de Türk obüs bataryalarının ateşi karşısında geri çekildiler, kaçtılar.
Saat 16.11 de önce Inflexible ve üç dakika sonra 16.14 de Irresistible İngiliz zırhlıları mayına çarparak yan yattılar. Bu sırada Türk ateşi altında kalan Ocean Zırhlısı battı. İngiliz Agamemnon Zırhlısı muharebe dışı kaldı. Fransız Gaulois Zırhlısı ağır yara alarak, büyük güçlüklerle Tavşan adasında karaya oturtuldu. Suffren Zırhlısı aldığı yaralar sonucu sürüklenerek geri çekildi. İngiliz Amirali kuvvetlerine süratle muharebe alanından çekilme emri verdi. Saat 17.45 olmuştu.(22)
18 Mart 1915 gününün akşamı alaca karanlığı Çanakkale Boğazı’nın suları üzerinde yanan, terkedilen gemiler üzerine çökerken, dünyanın en büyük deniz gücü sayılan İngiliz ve Fransız donanması tam anlamı ile hezimete uğramış, 18 büyük savaş gemisinden 7 sini kaybetmiş, diğerleri önemli yaralar alarak muharebe alanını Türk tabyalarının, topçusunun ve obüs bataryalarının kahraman komutan, subay ve erlerine bırakmış bulunuyordu. Muharebede müttefiklerin kaybı, çoğunluğu Boğaz sularına gömülmüş 800 subay ve erdi. Türk kuvvetlerinin kaybı 40 şehit, 18 i Alman teknisyeni olmak üzere 74 yaralıydı. 8 Top tahrip edilmişti. Tabyalar ve bataryalar o tarihe kadar görülmemiş bir ateş baskısına rağmen görev başında bulunuyorlardı. Müttefik donanması yalnız Dardonos tabyasına 4000 gülle atmıştı. Türk savunma güçlerinin ise muharebe süresince atabildikleri gülle ve top sayısı ancak 1938 di. Muharebenin ilgi çekici bir yanı da Türk kuvvetlerinin denizden tabya sayılacak, tabya görüntüsü verecek birçok yapay hedef hazırlamamış olmasıydı. 18 Mart tarihinden sonra Müttefik Deniz Kuvvetleri komutan ve kurmaylarının Boğazı yeniden zorla geçme ve buna uygun hazırlanma önerileri kabul edilmedi. Çanakkale Boğazı’nın ancak, Gelibolu Yarımadası’na yapılacak donanma desteğindeki bir çıkarma ve kara kuvvetleriyle hakim olma sonunda açılabileceği görüşleri ağırlık kazandı ve 25 Nisan 1915 tarihinde Gelibolu Yarımadası’na yapılan çıkarma ile “Çanakkale Seferi”nin ikinci aşaması başladı. Bu harekâtta Türk askerlerinin kahramanlığı ve imanı, onu sevk ve idare eden başta Mustafa Kemal gibi komutanların kararlılığı ve üstün komuta gücü sonucunda Müttefiklerin ikinci hezimetiyle sonuçlandı. Tarihe Çanakkale Destanını yazdıran başarılar elde edildi. Çanakkale Zaferi önemli sonuçlar meydana getirdi. Ancak belki de en önemlisi ve bütün zamanlarda ebediyen anılacak olanı, Türk Milletine bir Mustafa Kemal kazandırmış olmasıydı.
Sonuçlar
18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi ve İtilâf Devletleri’nin Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirerek Boğazlara egemen olmak ve Osmanlı Devleti’ni harp dışı bırakmak amacıyla, 25 Nisan 1915 tarihinde başlattıkları donanma desteğindeki çıkarma harekâtının, Mustafa Kemal başta olmak üzere Türk komutanlarının, subaylarının ve askerlerinin karşı koymasıyla tam bir başarısızlığa ve hezimete dönüşmesi Birinci Dünya Harbi’nin geleceğini, savaşan devletlerin askeri, siyasi ve iktisadi hayatlarını etkiledi, beklenmeyen gelişmelere neden oldu. Bunlar özetle:
1- Türk Boğazları harbin sonuna kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında kaldı. Düşman devletlerin deniz gücüne açılmadı.
2- Harbin Çanakkale Cephesi’nde kazanılacak başarılarla kısa sürede sona ereceği yolundaki görüşler etkinliklerini yitirdi. Harbin iki yıl daha uzamasına neden oldu.
3- Çarlık Rusya’ya yapılması öngörülen silah, cephane ve teknik donanım gerçekleşemedi. Bunun sonucu olarak Rus ordusunun Doğu Cephesi’nde yenilgisi ve dağılması önlenemedi. 1905 Yılında Rusya’da başlayan devrim hareketleri yeniden güçlenerek yaygınlaştı. 1917 Yılında Çarlık yıkılarak yeni bir rejim kuruldu. Sovyet Devlet düzeni harpten çekildi. Boğazların kapalı oluşu Çarlık Rusya’yı iktisadi bakımdan da çok güç durumda bırakmış başlıca ihraç maddesi olan ve stoklarında biriken buğday ve tahıl maddelerinin büyük ölçüde kaybına neden olmuştu. Çarlığın yıkılmasının en büyük etkenlerinden biri de iktisadi hayatın büyük bir bunalıma itilmiş bulunmasıydı.
4- Balkan Devletleri’nin İtilâf Devletleri yanında yer alması önlenmiş Bulgaristan Merkezi Devletleri (Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti)ne katılmış, Romanya Rus tehlikesinin etkinliğini yitirmesiyle tarafsızlığını korumuş, Yunanistan Başbakan Venizolus’un Türkiye aleyhindeki çeşitli girişimlerini gerçekleştiremesine de engel olmuştu.
5- Rusya’da askeri ve iktisadi alandaki güçsüzlükler ve iç karışıklıklar 1915 Anadolu’nun Taksimi Planlarından çekilmesi sonucunu doğurmuş, Sovyet Rejiminin bütün gizli andlaşmalarının ortadan kaldırılmasıyla Anadolu üzerindeki Rus baskısı ve tehdidi de kalkmıştı.
6- İngiltere Boğazlar Bölgesindeki yenilgisi ve hezimetinin yarattığı kamuoyu baskısını gidermek ve yaklaşık 700 bin kişilik yeni silahlı gücünü kullanma stratejisini gene Avrupa dışında cephelerde harbi kazanmak düşüncesine bağlıyarak ve Hindistan yolunu açık tutmak amacıyla, askeri gücünü Mısır-Filistin ve Körfez-Musul bölgelerindeki cephelere yönelerek gidermek zorunda kalmıştı.
7- Yeni bir Balkan Cephesi’nin açılması için yaklaşık iki yılın geçmesi gerekmişti.
8- Türkiye ve Anadolu Türk toplumu için en büyük kazanç ise, Çanakkale Muharebelerinde, Mustafa Kemal adında bir kahramana, bir lidere sahip olduğunun tarihi varlık alanına çıkması idi. Bu lider kısa bir gelecekte Türk Milleti’nin kurtuluşunu, bağımsızlığını, hürriyetini sağlayacak, onurunu ve namusunu kazandıracak, Türk Millet Mücadelesinin öncüsü, örgütleyicisi ve zaferlere ulaştırarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu olacaktı.
9- Çanakkale Boğaz Savunması askeri tarih, askeri bilim ve sanatı açısından çok değerli deneyimler kazandırdı. Sürekli ters akıntıların cereyan ettiği Boğazlarda Mayın (Torpil) Harbinin en çarpıcı örneğini oluşturdu. Savunmada deniz kuvvetlerinden yoksun veya deniz kuvveti açısından kısıtlı imkânlara sahip bir gücün özellikle toplarını kullanmadaki taktik becerelirini ortaya koydu. Çanakkale Savaşlarındaki bu deneyimler daha sonra İkinci Dünya Harbi’nde, Vietnam Savaşı’nda benzer yerlerde (Körfezlerde) kullanıldı.
10- Çanakkale ve Gelibolu Muharebeleri tarihe Türk Komutanının, Türk Subayının, Türk Askerinin ve bunların gerisindeki Türk Milleti’nin vatanlarını savunmak, korumak konusundaki imanlarını, azimlerini, kararlılıklarını, kahramanlık ve özverilerini kanlarıyla yazdı ve kanıtladı.
"Anadoluda Doğan Güneş"
En Çok İzlenenler
- Milli Güç ve Milli Güç Unsurları (13280)
- Atatürk'ün Büyük Nutku ve Önemi (12545)
- Siyasi İdeolojiler (12486)
- Onursal Genel Başkan (11101)
- Genel Başkan Yardımcıları (10465)
- Genel Başkan (9543)
- Genel Yönetim Kurulu (8383)
- Müdafaa-i Hukuk Nedir? (7942)
- İl Başkanlıkları (7934)
- Atatürkçü Düşünce Nedir? Ne Değildir? (7434)
- Genel Yürütme Kurulu (6728)
- Türkiyede Siyasal Partilerin Gelişimi (6651)
- Siyaset (6583)
- Genel Merkez (5713)
- Genel Disiplin Kurulu (5704)
- Konuşma Sanatı (5508)
- Parti programı (5362)
- Fotoğraflar01 (4630)
- Kadın Kolları (4587)
- Gençlik Kolları (4546)
