Bayrak HareketiAv. Kadir Kartal Arşivi
Arşiv

ÜÇÜNCÜ KISIM HAKLAR VE HÜRRİYETLER-18

mudafaaihukuk.org.tr· 2019

ÜÇÜNCÜ KISIM HAKLAR VE HÜRRİYETLER-18

ÜÇÜNCÜ KISIM HAKLAR VE HÜRRİYETLER-18

KİŞİ HAK VE HÜRRİYETLERİ

Madde 62-Kişi hak ve hürriyetleri kutsaldır.

Kişi hak ve hürriyetleri hayat tarzımızın temel özelliğidir ve gelişmesi için en önemli potansiyel gücüdür.

Türk vatandaşlarının doğuştan sahibi bulundukları hak ve hürriyetlerini tam, eşit ve kesintisiz olarak, güvenlik için de kullanmaları Partimizin bağlı olduğu ilkelerin başında yer alır. Öncelikle partimizin genel görüşü şudur:

Türkler, demokratik, hür ve sorumlu vatandaşlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları ve sahipleri bizzat kendileridir.

Türk, kişi hürriyetinden ve çıkarlarından Anayasa’da tayin olunduğu kadarını Cumhuriyete bırakmıştır. Cumhuriyet, kişinin, ona bıraktığı bu kısım hürriyeti, kişinin ve Türk Milleti’nin içerde hürriyetini, egemenliğini, refahını ve mutluluğunu sağlamak ve dışarıya karşı bağımsızlığını güvence altına almak için kullanır.

Partimizin, bu yaklaşımla kişi hak ve hürriyetleri konusundaki ilkeleri:

1-Kişi hak ve hürriyetleri kutsaldır ve dokunulmazdır. Bu kutsallık ve dokunulmazlık nitelikleri, Anayasa ve yasa kurallarından, evrensel bildirgelerden, ulusal ve uluslararası sözleşme ve andlaşmalardan önce kişinin vicdanında ve şuurunda yer bulmalıdır. Açıklanan nitelikleriyle kişi hak ve hürriyetlerinin toplumda, ulusal ve uluslararası ilişkilerde uygulamaya yansıması herşeyden önce bir eğitim, toplumsal gelişme ve dayanışma, bilgi ve teknoloji üretme sorunudur.

2-Kişi hak ve hürriyetleri hayat tarzımızın temel özelliği ve aynı zamanda her alanda gelişmesinin en etkin güç kaynağıdır.

3-Türk vatandaşlarının doğuştan sahip oldukları hak ve hürriyetlerini tam, eşit, kesintisiz olarak güvenlik içinde kullanmaları esastır. Siyasî güç ve iktidarın varoluş nedeni ve meşruluğu bu güvenliği yurtiçinde ve yurtdışında vatandaşına sağlamaktır. Aksi halde meşruluğunu yitirir.

4-Bir millette bağımsızlığın, onurun, saygınlığın varlığı ve devamı, o milletin hür, onurlu, saygın ve hakları bakımından eşit vatandaşlara sahip olmasıyla mümkündür. Vatandaşların sahip oldukları hak ve hürriyetleri, iktisadî ve sosyal dayanışma içinde, bilgi ve teknoloji üreterek ve ürettikleri bilgi ve teknolojide egemenliklerini sağlayarak, bağlı oldukları toplumun bağımsızlığı, saygınlığı, onuru, refahı ve mutluluğu amacıyla kullanmaları gerekir. Bu durumda vatandaşlık sıfatı, çağdaş milliyetçilik nitelikleriyle özdeşleşir.

5-Korku,güvensizlik,iktisadî güçsüzlük,yoksulluk,işsizlik, sosyal dayanışma noksanlığı, bilgisizlik, sağlıksız yaşam ve kirletilmiş çevre koşulları, her türlü psikolojik etkiye açık bırakılmış, terkedilmiş şuur, kişi hak ve hürriyetlerini değersiz kılan, tehdit eden en büyük tehlikelerdir. Günlük hayatlarında sefaletle pençeleşen, sağlıksız, bilgiden yoksun, kirletilmiş çevre koşulları içinde yaşamaya terk edilmiş olan, her türlü sosyal dayanışma ve güvenlikten uzak bırakılmış, geleceğinden ümitsiz, korku içinde kıvranan vatandaşlar için kişi hak ve hürriyetleri yazılı metinlerde kalmaya ve siyasî çıkar sahiplerince kullanılmaya mahkûmdur. Bu durumda o toplumda her türlü baskı egemendir, güvensizlik yaygındır. Devletin bütün kurum ve kuruluşlarının ortaklaşa, öncelikli, görevleri bu olumsuz ortamı ve vatandaşların hak ve hürriyetlerini tehdit eden tehlikeleri ortadan kaldırmaktır.

HAK VE HÜRRİYETLERİN HUDUDU

Madde 63- Hiçbir hak ve hürriyet, başka bir hak ve hürriyeti zayıflatma, yıpratma, küçük düşürme, etkisiz kılma veya yok etme serbestisine sahip değildir. Hiçbir hak ve hürriyet, diğer hak ve hürriyetler karşısında önceliğe, ağırlığa veya farklı kullanma ayrıcalığına sahip olamaz.

Çağdaş bir devlette kişi hak ve hürriyetleri millî güvenlik, kamu düzeni ve başkalarının hak ve hürriyetleri bakımından zorunlu bulunan durumlarda ve ancak kanunla sınırlandırılabilir. Yasaklar konulabilir.

Çağdaş demokrasilerde, kişisel hürriyetler, özel bir değer ve önem kazanmıştır; artık, kişisel hürriyetlere devletin ve hiçbir kimsenin müdahalesi söz konusu değildir. Ancak, bu kadar yüksek ve değerli olan kişisel hürriyetin, çağdaş ve demokrat bir millette, neyi ifade ettiği hürriyet kelimesinin, mutlak şekilde düşünülebilen manasıyla anlaşılamaz. Söz konusu olan hürriyet, sosyal ve çağdaş insan hürriyetidir. Bu sebeple kişisel hürriyeti düşünürken, her kişinin ve nihayet bütün milletin ortak çıkarlarını ve devlet varlığını gözönünde bulundurmak gerekir. Anlaşılıyor ki; kişisel hürriyet mutlak olamaz. Bir başkasının hak ve hürriyeti ve milletin ortak çıkarı, kişisel hürriyeti sınırlar. Kişisel hürriyeti sınırlamak bir bakıma devletin esası ve görevidir. Çünkü devlet kişisel hürriyeti sağlayan bir teşkilât olmakla beraber, aynı zamanda, bütün özel faaliyetleri genel ve millî amaçlar için birleştirmekle yükümlüdür.

TOPLUMUN HAKLARI

Madde 64-Her türlü gelişmenin, huzurun ve güvenin kaynağı toplumdur.

Toplumun varlığını ve her türlü tehdit ve risklere karşı koruma, geliştirme ve devam ettirme hakkı vardır.

Kişi hak ve hürriyetlerinin ancak güvenli ve adil bir toplumsal düzende gerçekleştirilebileceğini kabul eden Partimiz, güvenlik, sağlık, eğitim ve öğretim, adalet, çalışma düzeni, sosyal güvenlik, çevre ve benzeri hizmet ve faaliyetleri toplumun hakları çerçevesinde değerlendiren bir yaklaşımla ele alır. Bu doğrultuda üreteceği politikalarla iktisadi ve sosyal ve kültürel kalkınmayı gerçekleştirir.

HALK OYLAMALARI - REFERANDUM HAKKI

Madde 65- Partimiz, Halk Oylamalarını-Referandum Hakkını vatandaşlarımızın siyasi ve kamu hayatına katılma hak ve hürriyetlerinin bir parçası olarak nitelendirir ve kamu yükümlülüklerini yerine getirme görevlerinin bir unsuru kabul eder.

Partimiz, aşağıdaki konuların Halk Oylaması sonucunda yürürlüğe girmesini ilke olarak benimser ve ilan eder.

Bunlar:

a-Anayasa değişiklikleri.

b-Hükümetin uluslararası bir topluluğa, birliğe girme veya çıkma kararları.

c-Merkezi veya yerel yönetimlerin istisnasız bütün vatandaşları ilgilendiren vergi ve diğer mali yükümlülük kararları.

ç-Milletin sahibi olduğu doğal kaynak ve zenginlikler üzerinde milletin dışında yurt içinde veya yurt dışında kişi, kurum ve kuruluşlara verilebilecek süreli işletme kararları.