Madde 4- Aile, kutsaldır ve dokunulmazdır. Aile, toplum hayatının ve bekâ’nın, kaynağı, kültür ve medeniyetin, çağdaşlaşma ve ilerlemenin, ekonomik ve sosyal dayanışmanın, kuvvet ve gücün dayanağıdır.
Aile, bir hayat arkadaşlığı ve dostluğu kadar onur ve saygınlık ortaklığı, sevgi, bilgi ve üretim ocağıdır.
Aile, Türk toplumunun temelidir. Eşler arasında her alanda eşitliğe dayanır.
Aile, milli varlığımızın devamının, gelişmesinin, bekâsının temel unsuru ve yaratıcı gücüdür.
Aile, Türk milletinin özü ve cevheridir. Toplumumuzun düşünce ve hayat tarzı bütün özellikleri ve şekilleriyle ailede oluşur, aileden kaynaklanır ve aileden yayılır.
Aile, milli, maddi ve manevi değerlerimizin korunup, gelecek nesillere aktarılmasında, milli duygunun, ahlâkın ve bilincin geliştirilip, devamında, milli birlik ve bütünlüğümüzün güçlendirilmesinde, sosyal dayanışmanın oluşturulup, uygulanmasında, bilgi ve teknolojinün üretiminde temel unsurdur. Aile, tarihi ve kültürel mirasımızın, dilimizin, inançlarımızın, müziğimizin, sanatımızın, örf ve adetlerimizin geliştirilmesinde, tanıtımında ve yaygınlaştırılmasında en kuvvetli dayanak noktasıdır. Başta sağlık, çevre, eğitim ve öğretim, bilgi ve teknoloji üretimi olmak üzere halkımızın çeşitli alanlardaki ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanması aileden başlar.
Kadın, önce bütün hak ve hürriyetlere sahip bir insan, sonra saygın ve onurlu, üretken bir kişi, nihayet topulumun devamında, gelişmesinde, bekâsında en büyük etken ve özveri sahibi bir anadır.
Türk Kadını, önce doğal ve hukuki bütün hak ve hürriyetlere sahip bir varlık, sonra milletimizin temeli, saygın, yüksek, onurlu ve üretken bir vatandaş, nihayet Türk milletinin evlatlarını yetiştiren, ona hayat veren ve sonsuzluk sağlayan, erdem sahibi, kahraman ve özveri örneği bir anadır.
Türk toplumlarında kadın evin (ailenin) direği ve yanan ocağıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın, Türk Millet Mücadelesi ve Kurtuluş Savaşı döneminde olduğu gibi, bugünde toplumumuzun en saygın yerinde, her şeyin üstünde, yüce ve onurlu bir varlıktır.
Türk kadını, dünyanın en aydın, en erdemli, en güçlü ve en özverili kadını olduğunu her zaman ve her durumda kanıtlayacak özelliklere sahiptir ve yetenektedir.
Türk milli varlığının korunup geliştirilmesinde, çağdaşlaşma doğrultusunda ilerleyip, yükselmesinde ve sonsuza kadar devamında aileye düşen bütün görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinde en büyük pay Türk Kadınınındır.
Çocuklarımız, ailelerimizin ve toplumumuzun sahibi oldukları en değerli ve üzerlerinde en çok özen gösterilmesi gereken varlıklardır.
Milletimizin ümit ve beklentilerinin üzerlerinde toplandığı bu eşsiz varlıklar, geleceğin büyükleri, insanlığın ve toplumumuzun sorunlarını çözecek, sorumluluklarını taşıyacak kişileri, Cumhuriyetimizin vatandaşları ve bekânın da temsilcileridir.
Çoğunlukla “aile” hakkındaki görüş ve değerlendirmelerimiz ailedeki çocuklar ve onların sağlıklı, iyi yetiştirilmeleri, üretici ve faydalı olmaları ile orantılıdır ve özdeştir. Milli kültürümüzden kaynaklanan bu düşünce ve yaklaşımlar her doğan çocuğun ailesi kadar çevresine ve topluma aidiyet anlayışının sonucudur. Çocuklarımız yalnız ailelerin değil, çevrelerinin, toplumun ve devletin sorumluluğunda olan varlıklarımızdır.