Bayrak HareketiAv. Kadir Kartal Arşivi
Parti Programı

DEVLET – TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ

bayrakhareketi.com· 2019

Madde 16- Devlet, kutsal ve ebedi bir varlıktır. Devlet, millet egemenliği, bağımsızlığı, onur ve saygınlığı temeline dayanır. Devletin kurucusu millettir ve milletle özdeştir. Devlet mil­lidir. Sınırları belirlenmiş, ülkesinin toprakları üzerinde egemendir. Devlet bu toprakların bütünlüğünü ve milli birliği temsil eder.

Devlet, milli varlığımızın, yaşama, gelişme ve ilerleme hak ve hürriyetlerimizin, düşünce ve ha­yat tarzımızın güçlenerek devamını ve bekâsını sağlar. Çağdaş anlayış ve yaklaşımlar içerisinde insan hak ve özgürlüklerinin gereklerini yerine getirir, geliştirir ve uygular.

Devlet, milli dayanışmayı, her alanda adalet ve eşitliği esas alır. Devlet, hukuktur. Egemenliği ve etkinliği altındaki topraklar ve toplumlar üzerinde adaleti tam ve kesintisiz uygular, kalıcı kılar.

Devlet, iktisadi hayatta yol gösterici, özendirici, destekleyici, yapıcı, denetleyici ve gereğinde doğrudan müdahale edicidir. Sosyal, kültürel, bilim ve teknoloji ve sosyal güvenlik alanlarında kurucu, koruyucu, geliştirici ve destekleyicidir. Devlet, sosyal hakların gereklerini eşit ve adil şekilde yerine getirir.

Genel olarak devlet, siyasi gücün toplumun çıkarları doğrultusunda ve kendine özgü düşünce sistemi içerisinde örgütlenmesi ve kurumlaşmasıdır.

Siyasal gücün temel özelliği toplumda kurallar koyma tekeline sahip bulunması, kurallara aykırılık durumunda yaptırım yetkisini elinde bulundurup, kullanmasıdır. Toplumda açıklanan tekele ve yetkiye sahip tek ve en üstün kurum devlettir. Hiçbir kurum devletten daha üstün ve onun yetkisini kendisine katabilecek güçte değildir.

Siyasi güç, toplumun çoğunluğunun hür ve serbest irade ve kararları ile siyasi iktidara dönüşür. Siyasi iktidar toplumda meşru olarak kurallar koyma ve yaptırım (fiziki güç ve şiddet) uygulama tekeline sahip olur. Bu yolla devlete özgü en önemli yetkiyi kullanma imkanına kavuşur. Devleti temsil eder. Yasama ve yürütme organlarını oluşturur.

Siyasi iktidara meşruluk veren, daha açık anlatımla siyasi iktidarı yasaların ve kamu vicdanının doğru bulduğu yetkilerle donatan ve birbirlerini tamamlayan iki önemli olgu vardır. Bunlardan birincisi, siyasi iktidarın toplumun çoğunluğunun hür ve serbest iradeleriyle oluşmuş olmasıdır. İkincisi, siyasi iktidarın kendisine verilen yetkileri, kanun koyma ve yaptırım tekelini toplumsal düzenin, adaletin ve toplum iyiliğinin sağlanması yönünde kullanmasıdır. Siyasi iktidar, devlete özgü yetkileri devletin amaçları, toplumun çıkar, beklenti ve özlemleri doğrultusunda kullanmak zorundadır. Bu yaklaşımla “Devlet, amacı toplumsal düzenin, adaletin ve toplumun iyiliğini sağlamak olan, belli bir toprak parçası üzerinde yerleşmiş insan topluluğuna dayanan ve bu top­raklar üzerinde meşru yaptırım ve denetleme yetkisine sahip bulunan siyasi örgütlenme düzenidir” şeklinde tanımlanmaktadır.

Siyasi iktidarın en önemli rakipleri, bu iktidarı ele geçirmek, paylaşmak, en azından etkilemek amacını taşıyan siyasi partiler, baskı grupları, sivil toplum örgütleridir. Bugün siyasi iktidarları, çağdaş devleti tehdit eden en büyük tehlike, toplumda mal, hizmet, finansman, bilgi, haber, en­formasyon ve teknoloji üreten ve bunların üretiminde kullanılan araçlara sahip olan kişilerin ve tekellerin çeşitli yol ve yöntemlerle etkilemeye çalışmalarıdır. Toplumda ve kurumlar arası ilişkilerde güven yıpranmasının nedeni bu çabalardır. Bu duruma karşı koyamayan siyasi ikti­darlar toplumun genel çıkarları, beklentileri ve özlemleri doğrultusunda değil, en azından kendi varlıklarını korumak için, kendilerini etkileyen güçlerin çıkarlarını sağlamakla yükümlü konuma girerler ki bu aşamada iktidarlarının meşruluğu tartışılmakla kalmaz, “Devlet Olgusu” – “Varlığı” ve rejimi de tartışılmaya başlanır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlık nedeni; Türk milletini, milli birlik ve bütünlük içerisinde, milli kültür ve özdeğerlerine uygun olarak, çağdaş, medeni ve adil bir yönetimle, barışı, huzuru ve refahı sürekli kılarak ebediyen yaşatmaktır. Kutsal olan Türk Devleti;

a- Türk milli varlığının ve vatanının sembolüdür.

b- Bağımsızlığını, uluslararası ortamda onurlu ve saygın gücünü daima geliştirerek

koruyacaktır.

c- Zamanla kendisine karşı yapılmış haksızlıkları düzeltecek, uluslararası hukuk ve düzenin ve yükümlülüklerinin saygın üyesi olarak barışın temsilcisi rolünü üstlenecektir. Gücünün caydırıcılığı onu bölgesinde ve dünya üzerinde hakkı olan yere ulaştırmıştır, bunu ko­ruyacaktır.

Kutsal Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatan ve millet bütünlüğünü iç ve dış bütün tehdit ve tehli­kelere karşı koruyan, uluslararası düzende varlığını kabul ettiren, milli gücünü her zaman geliştiren bir varlık nedenine dayanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlık nedeni, Türk milletinin varlığıdır, korunmasıdır, geliştirilmesidir, mutlu ve refah içinde yaşatılmasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nitelikleri; Anayasamızın birinci maddesi: “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” kuralı ile “devletimizin şeklini” açıklamıştır. İkinci maddesi: “II- Cumhuriyetimizin nitelikleri” başlığı ile başlar. İkinci madde: “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milli­yetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hu­kuk devletidir.” şeklinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin niteliklerini belirtir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Türk Milletidir. Milletin kendiliğinden, kendi irade ve kararları ile kendisinin kurduğu ve örgütlediği bir varlıktır. Millet, binlerce yıllık tarihinin, devlet kurucu ve yaşatıcı özelliklerinin, engin deneyimlerinin, sahibi olduğu kültür ve medeni­yetin sonucu olarak, Osmanlı İmparatorluğu tarihi varlık alanından çekildiği anda, yerine yeni, milli, laik, çağdaş ve ileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuştur. Cumhuriyet, Türk inkılâbının ilk ve en önemli eseridir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin örgütlenmesinde ve siyasi iktidarın oluşup, çalışmasında belirli ilkeler vardır. Bu ilkeler iki grupta toplanır. Birinci grup ilkeler, Türk İnkılâbının ortaya koyduğu ve Anayasalarda yer alan, kurallaşan ilkelerdir. İkinci grup ilkeler ise, binlerce yıllık tarihimizden gelen Türk devlet düşüncesinin oluşturduğu ilkelerdir. Bunlara “Türk Devlet Geleneği” denir.

A- Anayasada Yer Alan İlkeler :

a) Demokrasi İlkesi : Bu ilkeye göre devlet yönetiminin ve hakimiyetinin kaynağı millettir. Egemenlik millete aittir. Hakimiyet millidir. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz. Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

b) Temsili Hükûmet İlkesi : İlke, milli egemenliğin uygulanması ve gereklerinin yerine getirilmesiyle ilgilidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanan egemenlik, onun içinden çıkaracağı Yürütme Organına (Hükûmete) siyasi iktidar imkanı ve gücü verir.

c) Anayasanın Üstünlüğü İlkesi : Anayasa hukuk düzenini kurar, siyasi iktidarın oluşmasını ve denetimini açıklar. Hak ve hürriyetlerin siyasi iktidar karşısında korunup, işlerlik kazanmasının güvencesini sağlar. Bütün yasaların üzerinde yer alır. Devletin esas teşkilâtını be­lirtir. “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idari makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.”

B- “Türk Devlet Geleneği”

a) Devlet Yönetiminde :

  1. Devlet hayatında yasalara ve geleneklere bağlılık.

  2. Gelenekçilikle, ilericiliğin, çağdaş gereklerin bağdaştırılması.

  3. Devlet kadrolarının uzmanlardan oluşması ve halka açık olması.

  4. Yönetimde istikrar (kararlılık) ve devamlılık.

  5. Danışma, Danışma Kurumlarına, bilime, bilim adamlarına saygı.

  6. Disiplin, protokol, denetim ilkelerinde titizlik.

b) Devletin Halka Dönük Politikalarında :

  1. Adalet ilkelerine uyma, Hukuk ve Hukuk Hizmeti Devleti olmak.

  2. Halkla bütünleşmek, sosyal hizmetler, refah, şefkât, tolerans devleti olmak.

  3. Yurttaşlara güven vermek, sorunlarına pratik çözümler bulmak.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN GÖREVLERİ

Anayasamızın 5. maddesi kenar başlığı “V- Devletin Temel Amaç ve Görevleri” şeklindedir.

“Madde 5- Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, hu­zur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

Genel olarak Devletin görevleri aşağıda özetlenmiştir:

Devlet, milli varlığımızı, hak ve hürriyetlerimizi, hayat tarzımızı, bağımsızlığımızı, milli birlik ve bütünlüğümüzü, ülkemizin bölünmezliğini korur, geliştirir ve devam ettirir. Milli egemenliği ve adaleti toplumun siyasi, sosyal, iktisadi, kültürel hayatına, bilgi ve teknoloji üretimine hakim kılar. Toplumda huzuru, asayişi, iç ve dış güvenliği sağlar. Kişilerin, toplumun refahı ve mut­luluğu için her türlü sınırlamaları ve engelleri kaldırır, insanın, ailenin, çevrenin maddi ve ma­nevi varlığının gelişmesi için gereken şartları hazırlar. İktisadi hayatta yol gösterici, özendirici, destekleyici, sosyal güvenlik alanında yapıcı, koruyucu, güvenliği sürekli ve yaygın kılıcı görevler üstlenir. Bütün vatandaşların başta zorunlu eğitimleri olmak üzere, yetenek ve beceri­lerine göre eğitim ve öğretim hizmetlerinden tam, eşit ve adil şekilde yararlanmalarını sağlayacak önlemler alır. Onları bilgi ve teknolojiyle donatır, bilgi ve teknoloji üretimlerini özendirir, des­tekler. Eğitim ve öğretimin şekli, düzeyi, kademesi ne olursa olsun yol gösterici, özendirici rol oynar. Sağlık hizmetlerinden tüm vatandaşların kolay, ucuz, doğru, güvenli ve en iyi şekilde yararlanmalarını sağlar. Koruyucu sağlık hizmetleri başta olmak üzere, bütün sağlık hizmetleri­nin ülkenin tamamına eşit, sürekli, dengeli, şansa bırakılmayacak şekilde adil dağılmasını, her­kese ve her yere ulaştırılmasını başlıca yükümlülük sayar. Bağımsız, tarafsız, erdemli ve halkımızın özlem ve beklentilerini karşılayabilecek bilgi ve deneyim birikimine sahip yargı gücünün, her türlü maddi ve manevi imkanlara sahip kılınarak, vatandaşlarımızı yormadan, süratli, isabetli, güvenli bir şekilde işlemesini, çalışmasını sağlar.

Devletin görevleri T.C. Anayasası’nda ve hukuk düzeninin çeşitli kanunlarında yer almıştır. Önemli olan kuralların ötesinde yönetim sorumluluğu taşıyan herkesin açıklanan görevleri ve ihtiyaçları kendi vicdan ve şuurunda hissetmesi, kendi ve çevresinin çıkar ve beklentilerini bir yana bırakarak devlet sorumluluğunu taşıyacak bir vicdana, ahlâka, bilgiye, erdeme sahip ol­masıdır.