Bayrak HareketiAv. Kadir Kartal Arşivi
Arşiv

İKİNCİ KISIM İKTİSADİ VE SOSYAL KALKINMA -25

mudafaaihukuk.org.tr· 2019

İKİNCİ KISIM İKTİSADİ VE SOSYAL KALKINMA -25

İKİNCİ KISIM İKTİSADİ VE SOSYAL KALKINMA -25

İKTİSADİ KALKINMA

Madde 93-İktisadî Kalkınma, hayat tarzımızın en önemli özelliklerinden biridir.

İktisadî kalkınmanın amacı, fert başına düşen millî gelirin ileri sanayi ülkelerinin düzeyine çıkarılması için, bütün kaynakların en doğru, en verimli ve etkin şekilde, değerlendirilip üretime yönlendirilmesiyle, toplumun refah ve mutluluğunun sağlanıp, geliştirilmesidir. İktisadî kalkınmanın ilk hedefi, her alanda güven içinde, mutlu ve refaha ulaşmış vatandaşdır. İkinci hedefi, açıklanan vatandaşlardan meydana gelmiş toplumun çağdaş bilim ve teknolojilerle donatılmış olarak ve belirlenen özülkü doğrultusunda millî hedeflere ulaşmasının sağlanmasıdır. Millî hedefler ise, çağdaş, ileri, sürekli gelişen halkımızın düşünceleri, ümitleri, beklentileri doğrultusunda tesbit ettiği ve varılması gereken aşamalardır.

İktisadî kalkınmada kamu kurum ve kuruluşlarımızın görevleri olduğu gibi vatandaşlarında görevleri ve rolleri vardır.

İKTİSADİ KALKINMADA KAMUNUN GÖREVİ

Madde 94-İktisadî kalkınmada kamunun görevi, her vatandaşın güvenlik ve huzur içinde, kendisini objektif bir adalet düzeninin parçası hissederek çalışmasını, mal ve hizmet üretmesini ve teknoloji yaratmasını sağlamaktır. İktisadi kalkınmada kamu, yönlendirici, özendirici, destekleyici roller üstlenir. Girişimcilere teknoloji, proje, bilgi sağlar, ihtiyaç ve taleplerini karşılar. Partimiz bu esaslara uygun olarak kamu görevlerini yeniden belirler, idari yapılanmayı düzenler. Bölgesel gelişmişlik farklılıklarını giderecek, gelir dağılımı dengesizliğini düzeltecek, tam istihdamı sağlayacak önlemler alır. Alt yapı hizmetlerinin süratle tamamlanmasını gerçekleştirir.

a-KİT lerin verimli şirketler haline gelebilmesi için istihdam politikaları kontrol altına alınacak, siyasetin bu kurumları “arpalık” olarak kullanmasının önüne geçilecektir.

b-KİT lerin ana hedefleri kar maksimizasyonu veya iç pazara ucuz girdi sağlamak veya stratejik sektörleri kontrol altında tutmak olacaktır. Bu hedeflere ulaşmak için özerk olmak, kâr merkezleri gibi davranmak, yatırım ile son teknolojiyi kullanmak, maliyetlerin  düşürülmesi yeni pazarların bulunması gibi araç ve amaçlara sahip hale getirileceklerdir.

c-KİT yöneticileri performansa dayalı hedeflere değerlendirilecek, ücretlendirilecektir.Bu kuruluşlar hedefleri olan özerk kuruluşlar haline getirilecektir. Üst yönetimlerinde hedefler ile performans yönetimi ve prim sistemi oluşturulacaktır. Üretimden kâr, faiz geliri vs. göstergelerin hedef kartlarında olmaları sağlanacaktır.

ç-KİT lerin rekabetçi yapıda olmaları şarttır. Bunlar özerk olarak yapılandırılacak ve ticari tekel konumda olanların karşısına özel büyük kuruluşlar çıkartılacaktır.

d-KİT lere musallat olan yabancı uzmanların ve danışman şirketlerin ilişkileri kesilecektir.

e-Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Kamu Ortaklığı İdaresi kurumları ortadan kaldırılacaktır.

f-Devletin ekonomideki görevinin ölçütleri şunlar olacaktır:

1)Kritik sanayi kollarında veya özel sektörün cazip görmediği ama gerekli sektörlerde (tekel); petrol, tütün, şeker, pamuk, iletişim, ulaşım, savunma ...

2)Kârlı sektörlerde ortak; otomotiv, bilişim ...

3)İstihdam yoğun sektörlerde teşvik; inşaat (baraj, köprü), madencilik, tarım.

g-Bu kriterlere uygun olan şirketlerdeki devlet payı %20 ile %100 arasında değişecektir. En az %20 devlet ortaklı olan kuruluşlar sayesinde, devlet bu kuruluş ve şirketlerin yabancı etkisine girmesine engel olabilecek, sektörler hakkında taze bilgiye her an ulaşabilecek, yüksek kâr getiren kuruluşlar sayesinde gelir sağlayabilecektir.

ğ-Atıl yatırımlar, sığ popülist amaçla harcanan kaynaklar durdurulacaktır. Bu tür yatırımlar DPT aracılığı ile incelemeye alınacaktır. Sosyal devlet kriterlerine göre bütçelendirme yapılacaktır.

h-İşten çıkarma yapmadan eleman sayısı azaltılacaktır. İşe alımlar doldurulacak ve kuruluşlar arasında yatay veya dikey geçişler yapılarak ihtiyaçlar karşılanacak, emeklilik ve istifalar ile toplam kamu çalışanı sayısı verimli sınıra geri çekilecektir. Kamu kurumu veya KİT’ lerde birim iş başına düşen eleman sayısı kurumun ve yöneticisinin hedef kartına işlenecektir.

ı-Ucuz girdi maliyetleri yaratılması için KİT lerin bu konularda yatırım yapması sağlanacaktır.

i-Stratejik sektörlerde kamu yatırımlarının canlanması sağlanacak, özelleştirme ile devletin çıktığı sektörlere yeniden yatırım yapılacaktır. Kritik şirketler için yeniden kamulaştırma operasyonları yapılacaktır.

j-Stratejik sektörlerde (milli savunma, tarım, enerji, iletişim, ulaşım) 50-100 yıllık planlar yapılacak, gelecek hükûmetlerin bunları yürüteceği kanunları çıkartılacak, hedeflerle yönetimi kanunlarla mecburi kılınacaktır. Zorunlu hedefler kanunla gerçekten zorunlu hale getirilecektir.

k- Devlet, ulusalcı özel sektörü ve girişimciyi teşvik edecek şekilde yapılandırılacak, dolayısıyla devletçilik karşıtı akımlar oluşması engellenecektir.

l-DPT ve DİE geliştirilecektir. Karar mekanizmalarında hantallaşmaya izin verilmeden, DPT nin yetki ve sorumluluğu artırılacaktır.

İKTİSADİ KALKINMADA FERTLERİN ROLÜ

Madde 95- İktisadi kalkınmanın temel unsuru, fertlerin yetenekleri, bilgi ve teknoloji üretme kapasiteleri, teşebbüs ruh ve güçleridir. İktisadi kalkınmada verimin ve süratin sağlanması açıklanan unsurların hür, adil, istikrarlı bir ortamda gelişmesine bağlıdır. Teşebbüs Hürriyeti iktisadi kalkınmanın temelidir.

Partimiz, fertlerin yeteneklerini geliştirecekleri, bilgi ve teknoloji ihtiyaçlarını karşılayacakları bütün imkan ve vasıtaların hazırlanmasını ve teşebbüs sahiplerine sunulmasını öngörür. Ferdi işletmelerin, kooperatiflerin, şirketlerin, çeşitli sektör sahiplerinin hür iradeleriyle kurdukları birliklerin, köylülerimizin, halkımızın serbestçe tesis ettikleri iktisadi ve sosyal amaçlı birlik ve kuruluşların kısaca hür teşebbüsün temel uygulama araçlarının gelişmesini, sürekliliğini ve iktisadi hayata katılmalarını sağlayacak her türlü hukukî ve yapısal düzenlemeleri gerçekleştirir. Teşebbüs Hürriyetinin gelişmesini sağlar.

İKTİSADİ KALKINMA POLİTİKALARI

Madde 96-İktisadi Kalkınma Politikaları, temel öncelikleri belirler ve fertlerin faaliyetlerini yönlendirir, özendirir, destekler. Bunu yaparken özellikle iki hususu dikkate alır. Milletimizin stratejik çıkarları ve katma değer.

Partimiz, bu temel yaklaşımla uygulayacağı İktisadi Kalkınma Politikaları’nı kamu oyunun bilgilerine sunmayı, tartışmayı öngörür. Sosyal mutabakatın sağlanmasını politikalarının en önemli ve yapıcı unsuru olarak değerlendirir. Bunun için, kurulacak ve süreklilik kazandırılacak İktisadi ve Sosyal Sorunlar Konseyi’nin istişari ve gerektiğinde kesin uygulanmasının kararlaştırılacağı Halk Oylaması’nı, kalkınma planlarının, programlarının ve projelerinin esası sayar.

İktisadi ve Sosyal Sorunlar Konseyi bütün iktisadi sektör temsilcilerinin, Odalar ve Borsalar Birliği’nin, İşçi-İşveren Hükûmet Temsilcilerinin, Baskı Grupları Temsilcilerinin ve uygun görülen, İktisadi ve Sosyal Kalkınma rolleri olan kurum ve kuruluş ve işletme temsilcilerinin bir araya toplanmasından oluşur. Tüketicileri Koruma Örgütleri’nin de katılacağı konseyin çalışma düzeni kendileri tarafından belirlenir. Konsey kararları yol gösterici, aydınlatıcı, istişari mahiyettedir. Parti gerek gördüğünde konseyin kararlarını ve görüşlerini Halk Oylaması’na sunar.

Hedefler

Madde 97- Partimizin İktisadi Hedefleri aşağıdadır:

a-Sosyal devlet için zengin, iktisaden güçlü devlet.

b-Yüksek GSMH, büyük ve derin ekonomi.

c-Milletimizin insan, bilgi ve teknoloji gücüne, doğal kaynak ve zenginliklerine, güvenine dayanan, rekabet eğilimi yüksek, kendini sürekli yenileyebilen, çevreye duyarlı büyük bir “Ulusal Pazar”.

ç-Sürdürülebilir ve yüksek büyüme oranı.

d-Denk bütçe.

e-Yüksek dış ticaret fazlası.

f-Sıfır iç ve dış borç.

g-Tam istihdam, sıfır işsizlik.

ğ-Eşit gelir dağılımı.

h-Düşük enflasyon.

ı-Düşük faiz oranı, göreceli yüksek kur.

Politikalar

Madde 98- Partimizin açıklanan hedeflere ulaşmak için izleyeceği politikalar şunlardır:

a-Temel iktisat politikası, karma iktisat politikası.

b-Ekonomide tam bağımsızlık için IMF ve Dünya Bankası ilişkilerine son verilecektir. DTÖ ve diğer uluslararası ticaret anlaşmaları tekrar gözden geçirilecek, bağımlılık yaratan hükümlere karşı önlemler alınacaktır.

c-Yeni tehdit tanımı yapılacaktır. Ulusal Pazar, en az ulusal toprak bütünlüğü, dil, tarih ve kültür birliği kadar önemlidir. Ulusal pazara ve yerli şirketlere yönelik tehdit en önemli tehdittir. Ulusal Pazar korunmalı, yerli üretim teşvik edilmeli, ulusal şirketlerin yabancılara satışı yasa ve karşı teşviklerle önlenmelidir.

ç-Temel hedef, çok büyük ve ulusal bir yerli iç pazar yaratmaktır. Bunun için yerli üretime dayalı ekonomik büyüme şarttır. Ulusal birlik ancak ulusal bir pazar varsa sağlanabilir. Başta sanayi ve tarım olmak üzere stratejik ve ekonomik değeri bulunan tüm sektörlerde büyüme sağlanacaktır.

d-Üretimi arttırmadan iç pazarı yani iç talebi arttırmaya yönelik politikalar (vergi düşümü, sübvansiyon, para arzı vs.) enflasyonu körükler, faizleri yükseltir. Bu yüzden üretim sürekli artırılacaktır.

e-Ekonomik politikalarda rantiyecilik yerine bilgi ve üretim temel alınacaktır.

f-İç pazara ve talebe yönelik üretim artışı için sanayi ve tarım girdi maliyetlerinin düşürülmesi ana politika olacaktır.

g-İç pazarın korunması ve dış ticaret fazlası verilmesi esastır. Bunun için korumacı politikalar yürürlüğe sokulacaktır.

ğ-Gümrük Birliği’nden çıkılacak, ulusal pazarı korumak için tarifeli veya tarife dışı özel koruma ve kotalar oluşturulacaktır.

h-Yerli üretim, ithal mallara karşı korunacaktır.

ı-Yerli şirketler, kurumlar ve üreticiler yabancılara karşı korunacaktır.

i-İthalat azaltılacaktır. İthalata karşı koruma önlemlerinin yanında, ithal ürünlerin yerine yerli ürünlerin geçmesi sağlanacaktır. Bunun için merkezi planlama ve muhtelif teşvik yöntemleri kullanılacaktır.

j-Yerli ve ithal tüm ürün gruplarının envanteri hazırlanacak, bunlar stratejik, ticari öncelikli ve önceliksiz olmak üzere kategorilere ayrılacaktır.

k-İç pazarda korunması gereken ürünler, desteklenmesi gereken ürünler, özel sektör veya kamu ağırlıklı üretilmesi gereken ürünler, ARGE gerektiren ürünler, ithal ikamesi uygulaması gereken ürünler belirlenecektir.

l-Stratejik ve ekonomik değeri yüksek olanlar için yerli üretimi teşvik ve ARGE planları oluşturulacaktır.

m-Stratejik ve yüksek ekonomik fayda sektörleri şunlardır: Milli savunma, bilişim, iletişim, ulaşım, tarım, maden, sağlık, ilaç, yüksek teknolojiler (nano, biyo, genetik, bilişim, iletişim) enerji, otomotiv. Bu sektörler %50 ile %100 arasında kamu malı olacak şekilde sınıflandırılacaktır. Bunlar için kamu sermayesi, yerli sermaye, üniversite ortak çalışma grupları (ARGE) oluşturulacaktır.

n-ARGE yapılan kuruluşlar ve enstitüler, üniversiteler, yerli ve yabancı kamu sermayesi arasında görev dağılımı yapılacaktır. Proje yaklaşımı ile ulaşılacak hedefler, zaman planı ve iş planı belirlenecektir. Bu kurumlar bu şekildeki ortak çalışmaları yürütebilecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır.Ortak çalışma grupları, görev paylaşımı ardından hedef ürünü ortaya çıkartmak için fizibilite, pazar araştırması, prototip, sanayi ile fizibilite,sanayi ile üretim, bilimsel ve devlet destekli pazarlama faaliyetlerini gerçekleştireceklerdir.

o-Partimiz için öncelikli hedef, ilk olarak iç (ulusal) pazar ve yerli üretim, sonra ihracata dayalı büyüme ve kazancın eşit paylaşımıdır. Bu durum halka duyurulacak ve destek sağlanacaktır. Partimiz, halkın bilgisi ve desteği olmadan, halka ulusal (milli) kalkınma heyecanı verilmeden ve bunun bir milli ülkü olduğu hissi yaratılmadan ve halk bu seferberliğe ortak edilmeden, bu konuda örgütlenmeden ve harekete geçirilmeden açıklanan hedeflere ulaşmak mümkün değildir.

BORÇLAR

Madde 99-Partimizin Borçlar konusundaki görüşleri şunlardır:

a-Ekonomik kalkınma ve büyüme için gereken kaynaklar mevcuttur. Ancak bu kaynaklar iç ve dış borç anapara ve faizlerine gitmektedir.

b-Borçların ödenmesi ve sıfırlanması, ekonomide ve siyasetteki en öncelikli acil konudur.

c-İç borçlanma sermaye hareketlerinin vergilendirilmesi aracılığı ile azaltılacak, dış borçlanma ise ilave borç alınmayacağı uyarısı ile borcun ve faizinin orta ve uzun vadeye yayılma yoluyla ödenecektir.

ç-Geri borç ödemesinin yapılması için zorunluluk halka anlatılacak ve ulusal seferberlik başlatılacaktır. Yeni iç ve dış borç alınmayacaktır.

d-  Borca batmış ve üretimi düşük ülkenin devleti, düşük kur-yüksek faiz politikası uygular, çünkü borcunu ödemek için borç almalıdır, bunun için faizi yüksek tutar; dış borç stokunu azaltmak zorundadır, bunun için kuru düşük tutar. Ayrıca ekonomi dışa bağımlı ise ve girdileri dışarıdan alıyorsa kuru düşük tutacaktır ki, ithalat maliyeti düşük kalsın. Dolayısıyla devletin borçlanma ihtiyacı ortadan kalkınca doğal olarak faizler düşecek, yatırımlar artacaktır. Kur göreli olarak yükselecek, ihracat artacak, ithalat ve dış ticaret açığı azalacak, cari açık azalacağı gibi dış borçlanma ihtiyacı ortadan tamamen kalkacaktır.

e-Bankalar ve yerli sermayenin dış borç alma mekanizmaları zorlaştırılacaktır.

Dış borç alarak borç vermiş yerli sermayenin zor durumda kalması engellenecektir.

f-Tüketim toplumu olmaktan çıkıp üretim ve tasarruf eden toplum olmak zorunluluğu vardır. Bunun için propaganda yapılacaktır. Bu konuda en önemli madde kredi kartlarının kontrolsüzce yaygınlaşmasıdır. Kredi kartları geleceği ipotek altına almaktadır. Bu sebeple sınırlama getirilmesi ve kontrol altında tutulması mecburidir.

ÖZEL SEKTÖR ÜRETİMİNİN ÖZENDİRİLMESİ

Madde 100-Özel sektör üretiminin özendirilmesi için:

a-Yerli üretimin güçlenebilmesi için işçilik maliyetleri haricindeki tüm girdi maliyetlerinin düşürülmesi sağlanacaktır.

b-Düşük vergi: Üreten kesimin vergileri indirilecektir.

c- Ucuz hammadde: Madencilik ve ara mamul sanayi ile hammadde maliyetleri düşürülecektir.

ç-Ucuz sermaye maliyeti: Faizler düşürülecektir.

d-Ucuz gayrimenkul: Arsa ve bina değerlerinin ucuzlatılması imkanları yaratılacaktır.

e-Ucuz ulaşım ve nakliye:Ulaşım maliyetleri düşürülecektir. Demir, deniz ve hava yollarına ağırlık verilecek, karayolu ağı planlı şekilde yaygınlaştırılacaktır. Sanayi şehirleri arasında ticaretin gelişmesi için parasız otoban projeleri geliştirilecektir.

f-Ucuz iletişim: Hızlı, yaygın ve ucuz iletişim imkanları yaratılacaktır.

g- Ucuz altyapı: Devlet eliyle ucuz, akılcı, yaygın, modern altyapı çalışmaları yapılacaktır.

ğ-Yalın ve akıcı bürokrasi:Bürokraside“halk memnun edilmesi gereken müşteri gibidir”felsefesi yerleştirilecektir.

h-Verimli ve üst düzey eğitimli tekniker seviyesinde teorik ve pratik eğitim almış nitelikli insan gücü yaratılacaktır.

ı- Önce enerji, ulaşım, iletişim altyapısı planlı bir şekilde kurulacaktır. Bunu eğitim, teknoloji, ARGE yatırımları takip edecektir.

i-Savunma sanayii ve ARGE si yerlileştirilip geliştirilecek, özel sektörü de peşinden sürükleyip doping etkisi yaratacak bir sektör haline getirilecektir.

j-Dış pazarlar riskler ve imkanlar bilimsel olarak incelenip yerli sanayiye bilgi desteği sağlanacaktır.

k-KOBİ lere, ARGE ye, üniversiteye ulusal hedef ve çıkarlar doğrultusunda hedef gösterilecek. Fon ve kredilerle teşvik edilecekler ve yönlendirilecekler.

l-Her yıl yüzbinlerce yeni konuta ihtiyaç var. Planlı şehircilik ve konut yapılması ile konut sorunu azalır, şehir problemleri çözülür, hane geliri artar (gelirin 1/3 ü kiraya harcanıyor), istihdam artar, işsizlik azalır, ekonomi canlanır ve büyür, inşaat yan sektörleri (demir, çimento, boya, ev aksesuarları, inşaat malzemeleri, nakliye) de canlanır. Bu konuda atılımlar yapılacaktır.

m-Yurt dışındaki Türkler yurt içinde yatırıma özendirilecektir.

n-Büyük Türk Holdingleri ve sermayesi Batı sermayesi ile bütünleşmiş durumdadır. Bunun sonucu olarak Batı’nın çıkarları Türkiye’nin çıkarlarının önüne geçmektedir. Büyük sermayenin tekrar ulusallaşması sağlanacak, kendi kaynaklarımızla kâr maksimizasyonunun yapılacağı konusunda ikna edilecektir.

o-Batı yanlısı yerli sermayeyi ulusallaştırmak için avantajları hissettirilecektir.

1)Fakir Türk halkı zenginleşirse, yerli alım gücünün artması sebebiyle mevcut ulusal iç pazar beş yılda iki kat,on yılda üç kat büyüyecektir.

2)Hammadde, ara mamul, enerji ve tüketim ürünlerinin ithalatını azaltmak, korumacılık ile yerli malı kullanımını özendirmek dolayısıyla yerli üretimi ve ticaretini cazip kılmak.

3)Enerji, hammadde, ulaşım, iletişim, altyapı, faiz, vergi avantajları sağlamak.

4)Doğu pazarlarına ihracat olanağı sağlamak.

5)Eğitimli insan gücü kaynağı sağlamak.

6) Yani Türkiye’nin tüm avantajlarının aynı zamanda büyük ve yerli Türk sermayesinin avantajları olduğunu anlamalarını sağlamak.

ö-Türkiye’nin stratejik avantajları Türk halkı için hayata geçirilecek, kullanılacaktır.

1) Cazibeli pazar.

2) Ucuz işgücü.

3) Harekete geçirilmeyi bekleyen tarım potansiyeli.

  1. Maden potansiyeli.

5) Ulaşım ve enerji kavşağı.

6) Avrupa, Kafkasya,Ortadoğu ve Ortaasya arasında askeri, ekonomik, siyasi köprü.

7) Su potansiyeli.

  1. AB de 4 milyon Türk (60.000 firma).

 9)Ortaasya ile kültür birliği.

10)Üstün askeri güç, asker millet karakteri.

11) Kıbrıs.

12) Rusya-Çin-Hindistan ile Avrasya Birliği potansiyeli.

p-Nüfus artışı; eğitim, sağlık, istihdam, doğal kaynaklar, şehircilik ... gibi tüm problemleri üstel olarak artırır. Kontrol altına almak için eğitim seferberliği düzenlenmelidir. Nüfus artış oranı büyüme oranının altında olmadan kalkınma olmaz. Bunun için eğitim, eğitim arttıkça bilinç artışı sağlanarak nüfus artışı kontrol altına alınmalıdır.

r-Yatırım ülke coğrafyasına homojen yayılacaktır. Bölgeler sektörel bazda güçlendirilecektir. Örneğin bilişim Karadeniz’de, tarım Güneydoğu’da, milli savunma Orta Anadolu’da vs. gibi. Zenginlik ülkeye homojen yayılmaz ise, her bölgede iş yatırım dolayısıyla ulusal iç pazar olgusu yaratılamaz ise ulusal birlik sağlanamaz.

s-Ekonominin lokomotiflerinden en önemlisi otomotiv sanayidir. Türk otomobil ve araçları tasarlanıp %100 yerli üretilmesi mümkündür. Devlet teşvikleri sayesinde de (vergi indirimi, ucuz, enerji, hammadde, nakliye vs.) ucuza maledilip, çok sayıda satılabilir, yerli pazar ithal araç işgalinden kurtulabilir.

ş-Yabancı doğrudan yatırıma ancak ve ancak kesin ve disiplinli kurallar dahilinde izin verilecektir. Ulusal çıkarların korunması, istihdam yaratması, teknoloji transferine olanak yaratması, kâr paylaşımı ve dışarı kâr transferinin kontrollü hale getirilmesi, vergilendirilmesi vs. konularda net kurallara uyulup, uygulanması sağlanacaktır.

t-Yabancı sermayenin sömürü ve tek taraflı çıkar amaçlı, yerli sermayeye yanaşmasının engellenmesi için yöntemler kanunlar aracılığı ile geliştirilecektir.

u- Batı, az gelişmişlere ve Türkiye’ye muhtaç çünkü, şişmiş sermayeleri borç vermek zorundadır, sermaye ihraç etmek zorundadır, nüfus yoğun ve bakir pazarlara, ucuz işgücüne ihtiyaçları vardır, petrol ve madenler bu ülkelerdedir. Bu dezavantaj, Türkiye’nin ve mevcut durumdaki mazlum müttefiklerin yararına bir avantaj, bir koz haline dönüştürülebilmelidir.

ü-Yabancı yatırım ve sermayenin kontrol altına alınması için bu konuda başarılı örnekler incelenerek uygulamaya geçirilecektir. Günümüzde bazı ülkelerin (örneğin, Çin, Japonya, Güney  Kore, Malezya) kalkınma modelleri ve büyüme yöntemlerinden fayda sağlanacaktır.

  1. İhracata dayalı büyüme.

  2. İthalatın baskı altına alınması.

  3. İthalat hakkının sadece bazı yerli firmalara tanınmış olması.

  4. Gümrük vergilerinin yüksek olması.

5)  Yabancı sermayeli şirketlerin sadece üretim amaçlı ithalat yapabiliyor olması.

6)  Bankacılık ve finans sektörünün dışa kapalı olması.

7)  Kambiyoda kısıtlamaların olması ve sabit kur sisteminin geçerliliği.

8)  Yurt dışına para transferinin sıkı denetim altında olması.

9)   Enerji fiyatlarının dünya piyasasının altında ve sübvanse ediliyor olması.

  1. En az bir ve pazar liderinin bulunmadığı sektöre yabancı yatırımcı izni verilmemesi.

v-   Ekonomi bilgi bankası oluşturulacak ve herkese açık olacaktır. Fizibilite, ülke şartları, şehir, firmalar, altyapı olanakları, teşvik bilgileri,istatistikler,sosyal kültürel durum, pazar araştırmaları vs. bilgileri özel sektörün hizmetine sunulacaktır.

y-Ulusal yerli iç pazarın ve üretimin büyümesi ile beraber ihracatın da artması için yerli büyük sermaye ve KOBİ lerin, milli özelliğimiz olan “akıncılar” heyecanı ile devletin de desteği ve yönlendirilmesi ile Dünya pazarını ele geçirmeleri sağlanacaktır. KOBİ lere yatırım ile örgütlenmeleri sağlanacak, toplumun istihdam yaratan, ARGE yapan, bilgi üreten, ihracat yapan omurgası haline getirilecektir.

z-KOBİ ler kurulması mümkün olan KOBİBANK ile düşük faizli uzun vadeli kredi, düşük kira, modern ve ucuz altyapı, düşük vergi, ucuz enerji, ortak ve desteklenmiş ARGE, kooperatifçilik, az ve yalın bürokrasi ile teşvik edilecektir.

FİNANS EKONOMİSİ

Madde 101-Finans ekonomisi konusunda ise:

a-Bankacılık sisteminde çok güçlü bir denetim sistemi kurulacaktır. Bu sistem adalet sistemi ile yakından ilişkilendirilecektir. Bankaların kuruluşları ve çalışmaları sırasında çok titiz incelemeler de bulunulacaktır.

b-Devlet özel bankacılığın sigortası olmayacak ve mevduata devlet garantisi verilmiyecektir.

c-Banka birleşmeleri ve kuvvetli sermayeye sahip büyük Türk bankalarının oluşumu teşvik edilecektir. Çok sayıda küçük ve risk taşıyan banka yerine daha az sayıda, sektörlere göre yapılandırılmış güçlü bankalar kurulacaktır.

ç-Ekonominin güçlü olabilmesi ve sermaye derinliği olabilmesi için, banka aktiflerinin arttırılması gerekmektedir. Faizleri arttırmadan bireyleri mevduata yöneltmenin yöntemleri devreye alınacaktır.

d-Yastık altı sermaye (6500 ton altın, 50 milyar ABD doları) ve yurt dışı işçilerin varlıkları (50 milyar ABD doları) ekonomiye kazandırılabilmek için iktisadi hayatta güven ve istikrar sağlanacak, propaganda yapılacak ve devlet güvencesi verilecektir.

e-Türk bankacılığı (Ziraat, Halk, Emlak, Ticaret ve Merkez Bankaları) güçlendirilecek, ihtiyacı olan sektörlerin ve halkın ayağına kadar gidilecektir. Tarım  kredi, esnaf, emlak, sanayii vs. sektörlere özgü hizmet verecek bankalar güçlendirilecektir.

f-Ortadoğu, Ortaasya ve Kafkaslar’ın finans merkezinin Türkiye’de kurulması sağlanacaktır.

g-Sosyal Güvenlik Kurumları tek şemsiye altında toplanacaktır. Sosyal sigorta fonlarının cazibesi arttırılıp, prim tahsilatı yükseltilmelidir. Bu kurumlar mevduat sahibi büyük bir banka gibi çalıştırılacaktır. Gelişmiş ülkelerde sermaye ihraç eden ve gelir elde eden fonlara sahip sosyal sigorta kurumları benzeri, Türkiye’deki kurumlar da ulusal sanayiye kredi veren kuruluşlar haline getirilecektir.

ğ-ABD ve AB para birimlerine bağımlılığın azaltılması gerekmektedir. YTL güçlendirilecektir. Bunun için ulusal paranın ülkede her yerde ve her koşulda kullanımı sağlanacak, yabancı para birimi kullanımının ulusal pazarda geçerli para birimi olarak kullanımı engellenecektir.

h-ABD ve AB ekonomilerinin Doğu ekonomileri tarafından tehdit edildiği ve jeopolitik çıkarlar sebebiyle bölgesel büyük dengesizliklerin (Ortadoğu, Venezüella, Ortaasya vs.) bulunduğu bir ortamda ABD ve AB para birimlerine bağımlı olmak risklidir. Bu durumda altın rezervlerine yatırım yapılması akılcı olacaktır. Altına destek fiyat uygulaması, yastık altı altınların ve yurtdışı gurbetçilerin, jeopolitik ve geleneksel bağlar kullanılarak Ortadoğu, Balkan, Kafkas altınlarının Türkiye’de mevduata dönüşmesi yolunu açacaktır.

ı-Kısa vadeli sermaye hareketlerinin girişi ve çıkışı kontrol altına alınmak zorundadır. Elektronik para akışının kontrolü için tedbirler alınacaktır. Türkiye ekonomisinin güçlü ve derin olmaması sebebiyle Batı sermayesi için görece küçük miktardaki finans hareketleri, Türkiye’de ekonomik, siyasi, askeri ve toplumsal kültür açısından sarsıcı etki bırakmakta, Türkiye’nin bağımlı hale getirilebilmesi için koz ve yöntem olarak kullanılmaktadır. Bunların tamamı denetim altına alınacak ve faaliyetlerine son verilecektir.

iBenzer şekilde sıcak paranın Türkiye’ye girişi ve çıkışı cazip olmaktan çıkarılacaktır. Düşük kur ve yüksek faiz ortamı sıcak paranın hücumuna yol açmakta ancak sıcak para çıkarken krize yol açmaktadır. Aynı şekilde bu ortam Türkiye’yi savunmasız bırakmakta, bağımlılığını arttırmaktadır. Bu ve benzeri bütün finans faaliyetleri denetim altına alınacaktır.